Çocuklarda sağlıklı beslenme, yeterli ve dengeli beslenme anlamına geliyor. Habertürk’ten Ceyda Erenoğlu’nun haberine göre; yeterli beslenemeyen çocukta büyüme geriliği çok beslenen çocukta ise obezite sorunu görülüyor. 0 – 18 Klinik Beslenme ve İştah Bozuklukları Merkezi Direktörü Pediatrik Gastroenteroloji ve Beslenme Uzmanı Prof. Dr. Benal Büyükgebiz, “Dengeli beslenme çocuğun çok yönlü beslenmesini ifade eder, tek yönlü beslenilmesi durumunda sağlıklı beslenmeden söz edilemez ”diyor. İşte doğru beslenmeye dair önemli bilgiler...

ÇOCUKLARINIZI BUNLARDAN UZAK TUTUN

*Doymuş yağlar

*Trans yağlar

*Basit şekerler

*Tuz

ÇOCUKLAR İÇİN OLMAZSA OLMAZ BESİNLER

Prof. Dr. Benal Büyükgebiz, “Çocuk büyümek için enerji ister” diyor ve büyümenin enerji gerektiren biyolojik bir süreç olduğunu söylüyor. Büyüme doku sentezi de gerektiriyor ve bu da protein anlamına geliyor. Bebekler için örnek protein kaynağının anne sütü olduğu belirtiliyor. Beslenme biliminde, içeriğindeki proteinlerin vücut tarafından kullanılabilirliği ve içerdiği elzem amino asitler nedeniyle yumurtanın örnek protein olduğu belirtiliyor. Omega 3 ve 6 kaynağı olmaları nedeniyle sıvı yağ, yeşil yapraklı sebzeler ve balığın yanında, lif ve vitamin kaynağı olmaları nedeniyle sebze ve meyve grubu da çok önemli bulunuyor. Özellikle demir ve çinkodan zengin olmaları nedeniyle kırmız et çocuklar için, “Olmazsa olmaz” besinler arasında bulunuyor.

SAĞLIKLI BESLENEN ÇOCUKTA BÜYÜME GERİLİĞİ RİSKİ DÜŞÜK

*Büyüme geriliği riski düşüktür.

*Boyları genetik potansiyelleri doğrultusunda uzar.

*Obezite riski azdır.

*Obezitenin geliştireceği metabolik, anatomik ve ruhsal tehditler söz konusu değildir.

*Organ ve sistem gelişimleri yeterlidir ve zamanında gerçekleşir.

*Engel olabilecek başka bir neden yoksa anlama ve öğrenme kapasiteleri yüksektir.

*Demir eksikliği gelişmez.

*Çinko ve Vitamin A eksikliği görülmez.

*Enfeksiyon hastalıklarına karşı direnç bulunur.

SAĞLIKLI BESLENMEYEN ÇOCUKTA

 *Büyüme geriliği gelişme riski yüksektir.

* Zayıflık görülür

* Süre uzarsa diğer sorunlara boy kısalığı

eklenir

* Depresyon ve anksiyete görülme sıklığı fazladır.

* Özgüven zayıflığı vardır.

* Hiperaktif davranışlar söz konusudur.

*Algılama ve öğrenme kapasiteleri düşüktür.

*Okul başarıları düşüktür.

*Öğrenme ve kavrama daha zayıftır.

*Hafıza ve beyin fonksiyonları olumsuz etkilenir.

*Bağışıklık sistemlerinin zayıflığı sık enfeksiyona neden olur.

*Vitamin A, demir ve çinko eksikliği sorunları görülür.

MUCİZE BESİN YOK!

Prof. Dr. Benal Büyükgebiz, “Yendiği veya yenmediği takdirde sağlığı tehdit edecek besin bulunmuyor. Tüketilmemesi halinde mucize yaratacak besin olmadığı gibi tüketilmesi halinde çocuk için zehir niteliği taşıyan besin de yoktur” diyor ve ekliyor;  “Önemli olan, sağlıklı besinlerin ağırlıkta olduğu bir beslenmenin sürdürülmesidir. Yılda birkaç defa patlıcan veya patates kızartması yenmesinde sorun yoktur. Tehlikeli olan tercih edilmemesi önerilen besinlerin sürekli tüketimidir.”

MEYVE SUYU YERİNE MEYVENİN KENDİSİ

*Şekerli içecekler yerine su

*Meyve suyu yerine meyvenin kendisi

*Meşrubat yerine az yağlı ayran, az yağlı süt

*Mayonez yerine yağlı/yağsız yoğurt

*Kırmızı et yerine beyaz et

*Katı yağlar yerine sıvı yağlar

*Kahvaltıda tereyağı yerine zeytin

*Şarküteri ve peynir içeren pizza yerine yağsız peynir ve sebze içeren pizza

*Pilav ve makarna yerine kepekli ekmek

Hangi besin ne zaman? 

BİR YAŞA KADAR TUZ VE ŞEKER KULLANMAYIN

0-6 aylar arasında: Anne sütü.

6-12 aylar arasında: Ek besinler başlanmalıdır. Sebze ve meyveler, süt ürünleri (peynir-yoğurt), yumurta, kırmızı ve beyaz et, baklagiller, ekmek ve değişimleri sırayla çocuk tarafından tüketilmelidir. (Bal ve inek sütü bir yaşından önce denenmemelidir)

9-12 aylar arasında :Çocuk aile sofrasında var olan besinlerle tanıştırılmalı, bunları denemesi sağlanmalıdır.

Bir yaşında: Beslenmenin katı besinler ve evde aile sofrası için pişirilen besinlerle sürdürülmesi gerekir. Bir yaşına kadar tuz ve şeker kullanılmamalıdır.

OKUL BAŞARISINI ARTIRMADA KAHVALTININ ÖNEMİ

* KAHVALTI: Beslenme ve okul performansı arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmalarda öncelikle kahvaltının çok önemli olduğuna dikkat çekiliyor. Kahvaltı eden çocuklar okulda eğitime daha aktif olarak katılıyorlar ve değişik kriterlerle belirlenen başarıları ve performanslarının daha yüksek olduğu görülüyor.

* ANNE SÜTÜ: Anne sütü ile beslenen çocukların daha yüksek IQ kavrama skoruna sahip oldukları da yine güvenilir araştırmalarla ortaya konmuştur. Ancak, burada anne sütüyle beslenemeyen çocuklarda söz konusu performans kriterinin düşük olmadığını ve asla normalin altında bulunmadığını bilmek gerekir. Burada önemli olan ve dikkate alınması gereken mesaj, anne sütüyle beslenmenin zihinsel beceriler açısından da önemli olduğu ve koşullar elverdiğince tercih edilecek beslenme ürünü olması gerekliliğidir.

* DEMİR: Beynin elzem bileşenlerindendir. Demir eksikliğinde beyin hücreleri arasında iletim hızı düşüktür. Demirin yeterli miktarda alınması sağlanmalı, fazlasından ise sakınılmalıdır. Demir eksikliğinin ileri yaş gruplarındaki çocuklarda okul performansını olumsuz etkilediği çok sayıda bilimsel araştırmayla kanıtlanmıştır.

* İYOT EKSİKLİĞİ: Erken yıllarda iyot eksikliği, zeka ve zihin işlevlerini olumsuz etkileyerek okul çocuklarında akademik başarısızlık nedeni olabiliyor. Bu noktada iyotlu tuz ve iyot içeren besin takviyeleri kullanılması öneriliyor ve günde 150 mg iyot alımı gerekebiliyor.

* ÇİNKO VE VİTAMİN A EKSİKLİĞİ: Beslenme yetersizliği olan çocuklarda bağışıklık sistemi zayıf olduğu için sıklıkla çinko ve vitamin A eksikliği görülüyor. Bu, enfeksiyon hastalıklarına yakalanmayı kolaylaştırıp okula devamı etkilediği için başarıyı düşürüyor.

OKUL KONSANTRASYONUNU NE DÜŞÜRÜYOR?

Yağ ve şekerden zengin beslenme, çocukların performanslarını olumsuz etkileyerek okulda konsantrasyon, moral, enerji ve odaklanma sorunlarına yol açıyor. Fazla rafine şeker tüketimi ile hiperaktivite ve hırçınlık arasında ilişki olduğu yönünde bilimsel araştırma sonuçları bulunuyor. Şeker, un ve şekerli sıvılar gibi basit karbonhidratların da benzer etkileri bulunuyor Bu nedenle tahıl, meyve, sebze ve diğer besin grupları ile şeker tüketiminin sınırlandırılması gerekiyor.

OKUL ÇOCUĞUNUN KAHVALTISI NASIL OLMALI?

Gerçek meyve suyu (meyvenin kendisi), süt (az yağlı veya yağsız), ekmek (bol tahıllı ve kepekli), peynir (az yağlı ve yağsız), zeytin, salatalık, domates, kuru kayısı, kuru üzüm, yoğurt (az yağlı veya yağsız, probiyotik ve prebiyotik katkılı)

Örnek 1: Sade cornflakes (taze veya kuru meyve ile – ceviz/badem/fındık ile zenginleştirilmiş, sütlü veya yoğurtlu.

Örnek 2: Meyve suyu ve/veya süt, peynirli omlet, ekmek, kuru meyve (kayısı/üzüm) veya taze meyve

Örnek 3: Meyve suyu ve/veya süt, tost (yağsız), salatalık, domates, kuru meyve (kayısı/üzüm) veya taze meyve, yoğurt

OKULDAN GELEN ÇOCUK NE YEMELİ?

Çocuğun, okuldan geldiğinde bir bardak yağsız süt veya yoğurt ya da bir porsiyon taze meyve veya meyve salatası ya da biraz kuru meyve yiyerek bu saati ara öğün olarak değerlendirmesi ve akşam yemeğini beklemesi öneriliyor. (Eğer zayıf ise tüketilen besinler yağlı süt veya yoğurt olabilir.)

OKUL KANTİNLERİNDE SATILMASI GEREKENLER

*Meyve

*Çiğ yenebilen sebzeler (salatalık, havuç vb)

*Çerez (ceviz-badem-fındık)

*Süt

*Ayran

*Su

*Yoğurt

*Tost, mayonez içermeyen sıcak sandviç.

OKUL KANTİNLERİNDE SATILMAMASI GEREKENLER

Abur cubur olarak adlandırılan tek yönlü kalori kaynakları veya boş besin olarak adlandırılan yüksek kalorili ancak diğer besin öğelerinden eksik besinler, her tür şeker ve şekerlemeler ile çikolata, gofret ve bisküvi çeşitlerinin okul kantinlerinde satılmaması gerekiyor.

ÇOCUKLARIMIZ BU BESİNLERİ AZ TÜKETİYOR

* Tüm ev yemekleri: Ev yemekleri (tencere yemekleri) daima daha sağlıklı kabul ediliyor.

* Sebze ve meyveler: Tüm dünya çocuklarının özellikle sebze tüketimlerinin çok az oluşu dikkat çekiyor. Oysa hem düşük kalorili hem de lif ve vitaminden zengin olmaları nedeniyle tercih edilmeleri gerekiyor.

* Süt: Tüm dünyada çocuklar büyüdükçe süt yerine şekerli ve gazlı içecekleri tercih ediyorlar. Oysa hem kemik sağlıkları hem de obeziteden korunmaları için yağsız süt tüketmeleri gerekiyor.

SÜT TÜKETİMİMİZ AZALDI

Prof. Dr. Benal Büyükgebiz, son yıllarda meşrubat ve şekerli içeceklerin çok tüketilmesi nedeniyle süt tüketiminin daha önceki yıllara göre belirgin derecede azaldığını söylüyor. Bu nedenle değişik oranlarda kalsiyum ve mineral takviyesi içeren gıda takviyeleri kullanılıyor. Sütün içerdiği mineral kompozisyonu, optimal kemik mineralizasyonu için gerekli bulunuyor. Besin içindeki mineral kompozisyonu minerallerin hem emilimini hem de vücut tarafından kullanılmalarını etkiliyor.

ŞEKERLİ İÇECEK VE ŞEKERLEMELERE DİKKAT!

Basit şekerler, rafine unlar ve beyaz pirinç, çabuk emildiği için, kanda şeker düzeyi kısa zamanda ve yüksek oranda belirginleşiyor ve insülin salınımı çok oluyor. Bu durum, diyabet ve kalp hastalığı için risk oluşturuyor. Kompleks karbonhidratların sindirilmesi ve emilmesi için ise daha uzun zaman gerekiyor. Bunların tüketimi halinde kan şekeri yavaş yavaş yükseldiği için insülin salınımı da yavaş şekilde gerçekleşiyor. Kepekli tahıllar ve bunlardan yapılmış ekmek, meyve, sebze, az yağlı/yağsız süt ve süt ürünlerinin karbonhidrat kaynağı olarak tercih edilmeleri öneriliyor. 2 yaş ve üstünde total enerjinin yüzde 50 - 60’ının karbonhidratlardan gelmesi gerekiyor. Yapılan çalışmalar obezite gelişiminde basit şekerlerin ve rafine unların fazla kullanınımının sakıncalı olduğunu gösterdiği için bunların kısıtlanması şart görülüyor. Şekerli içecekler ve şekerlemeler en sakıncalı yiyecekler olarak görülüyorken, basit şekerlerin çocuklarda hiperaktivite kaynağı oldukları iddia ediliyor.

ANNE BABALAR ÇOCUKLARINIZA İYİ ÖRNEK OLMAK İÇİN

*Porsiyon miktarlarınızı mutlaka azaltın

*Tek yönlü kalori kaynaklarından uzak durun

*Basit şekerli besinler yerine kompleks karbonhidrat içeren besin tüketin

*Süt ve süt ürünlerini yağsız veya az yağlı tercih edin

*Daha fazla baklagil tüketin

*Sebze ve meyve tüketiminizi artırın

*Şekerli içeceklerden uzak durun

*İçecek olarak suyu tercih edin

*Meyve suyu tüketiminizi sınırlandırın

*Meyve suyu yerine meyvenin kendisini tüketin

*Bir öğünde aynı besinden ikinci porsiyonu yemeyin

*Yemek öncesinde bir bardak su için

* Sebzeyi haşlanmış olarak tüketin.

*Sebze yemeklerine sadece az miktarda zeytinyağı koyun

*Tatlı yerine meyve seçin

*Kıymalı veya peynirli makarna yerine sebzeli makarna çeşitlerini artırın

*Beyaz et yerine haşlanmış veya fırında pişmiş beyaz eti tercih edin.

TEK PROTEİN KAYNAĞI ET DEĞİL ŞEFTALİDE BİLE PROTEİN VAR

Prof. Dr. Benal Büyükgebiz, günlük protein ihtiyacının, 4 - 6 yaşında yaklaşık 22 gram; 7-10 yaşında ise yaklaşık 28 gram olduğunu ve farkına varmasak bile yiyip içtiğimiz doğal besinlerin çoğunun içinde farklı oranlarda protein bulunduğunu söylüyor. Bir küçük şeftali 1.2 gr, 100 gr çiğ ıspanak ise 2.9 gr protein içeriyor.Yağdan zengin bir besin olan bir adet zeytinde bile 0.05 gr protein bulunuyor. Pahalı olması nedeniyle et tüketilememe durumunda süt (bir su bardağı 6.4 gr protein içerir), süt ürünleri, yumurta (5.5 gr protein içerir) ve kuru baklagil gibi besinler zengin protein kaynakları olarak görülüyor.